Enfal Süresi, 2. ayetinde Allah (c.c.) buyuruyor ki;
"Gerçek mü'minler ancak o mü'minlerdir ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, karşılarında ayetleri okunduğu zaman, imanlarını artırır ve Rablerine tevekkül ederler."

Ankebût Sûresi'nin Detayları

Mekke döneminde inmiştir. 69 âyettir. Sûre, adını 41. âyette geçen "el-Ankebût" kelimesinden almıştır. Ankebût, örümcek demektir. Sûrede başlıca, Allah'ın birliği, peygamberlik, öldükten sonra dirilme gibi temel inanç konuları ile, Nûh, İbrahim, Lût ve Şu'ayb gibi peygamberlerin ibret dolu kıssaları konu edilmektedir. Yine Âd ve Semûd gibi kavimlerle Kârûn ve Hâmân gibi tarihin azgın liderlerinin başlarına gelenlere dikkat çekilmektedir.


Medya Araçları


Ankebût Sûresi'nin Türkçe Mealini Dinleyin;Farklı Kaydet
Ankebût Sûresi'ni Arapça Okunuşunu Dinleyin;Farklı Kaydet

Bizi Takip Edin

Cüz No: 20
Sûre No: 029

Ankebût Sûresi

İnanıp yararlı iş işleyenlerin kötülüklerini, and olsun ki, örteriz; onları, yaptıklarından daha güzeli ile mükafatlandırırız.(7)Biz, insana, ana ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Eğer ana baba, seni bir şeyi körü körüne Bana ortak koşman için zorlarlarsa, o zaman onlara itaat etme. Dönüşünüz Banadır. Yaptıklarınızı size bildiririm.(8)İnanıp, yararlı iş işleyenleri, and olsun, iyilerin arasına koyarız.(9)İnsanlardan: "Allah'a inandık" diyenler vardır; ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca, insanların ezasını Allah'ın azabı gibi tutarlar. Rabbinizden bir yardım gelecek olursa, and olsun ki, "Doğrusu biz sizinle beraberdik" derler. Allah, herkesin kalbinde olanları en iyi bilen değil midir?(10)Allah elbette inananları bilir ve elbette ikiyüzlüleri de bilir.(11)İnkar edenler inananlara: "Bizim yolumuza uyun da sizin günahlarınızı biz taşıyalım" derler. Oysa onların günahlarından hiçbirini yüklenecek değillerdir. Doğrusu onlar yalancıdırlar.(12)Onlar kendi ağırlıklarını, kendi ağırlıkları yanında daha nice ağırlıkları yüklenecekler ve uydurup durdukları şeylerden kıyamet günü sorguya çekileceklerdir.(13)And olsun ki, Nuh'u milletine gönderdik; aralarında bin seneden elli yıl eksik kaldı. Sonunda onlar haksızlık yaparken, tufan onları yakalayıverdi.(14)