Enfal Süresi, 2. ayetinde Allah (c.c.) buyuruyor ki;
"Gerçek mü'minler ancak o mü'minlerdir ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, karşılarında ayetleri okunduğu zaman, imanlarını artırır ve Rablerine tevekkül ederler."

Şu'arâ Sûresi'nin Detayları

Mekke döneminde inmiştir. 227 âyettir. Sûre, adını 224. âyette geçen "eş-Şu'arâ" kelimesinden almıştır. "Şu'arâ" şairler demektir. Sûrede başlıca Mûsâ, İbrahim, Nûh, Hûd, Salih ve Şuayb peygamberlerin kıssaları dile getirilmekte, müşriklerin, Kur'an'ın vahiy dışı bir kaynağa dayalı olduğu iddialarına karşılık, onun bir vahiy eseri olduğu vurgulanmakta, söz konusu kaynakların Kur'an üzerinde hiçbir etkisinin bulunamayacağı ifade edilmektedir.


Medya Araçları


Şu'arâ Sûresi'nin Türkçe Mealini Dinleyin;Farklı Kaydet
Şu'arâ Sûresi'ni Arapça Okunuşunu Dinleyin;Farklı Kaydet

Bizi Takip Edin

Cüz No: 19
Sûre No: 026

Şu'arâ Sûresi

Ta. Sin. Mim.(1)Bunlar, apaçık Kitab'ın ayetleridir.(2)(Resulüm!) Onlar iman etmiyorlar diye neredeyse kendine kıyacaksın!(3)Biz dilesek, onların üzerine gökten bir mucize indiririz de, ona boyunları eğilip kalır.(4)Kendilerine, o çok esirgeyici Allah'tan hiçbir yeni öğüt gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.(5)Üstelik (ona) "yalandır" derler; fakat alay edip durdukları şeylerin haberleri yakında onlara gelecektir.(6)Yeryüzüne bir bakmazlar mı! Orada her güzel çiftten nice bitkiler yetiştirdik.(7)Şüphesiz bunlarda (Allah'ın kudretine) bir nişane vardır; ama çoğu iman etmezler.(8)Şüphe yok ki Rabbin, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.(9)Hani Rabbin Musa'ya: O zalimler güruhuna, Firavun'un kavmine git. Hala (başlarına gelecekten) sakınmayacaklar mı onlar? diye seslenmişti.(10, 11)Musa şöyle dedi: Rabbim! Doğrusu, beni yalancılıkla suçlamalarından korkuyorum.(12)(Bu durumda) içim daralır, dilim dönmez; onun için Harun'a da elçilik ver.(13)Onların bana isnad ettikleri bir suç da var. Bundan ötürü beni öldürmelerinden korkuyorum.(14)Allah buyurdu: Hayır (seni asla öldüremezler)! İkiniz mucizelerimizle gidin. Şüphesiz ki, biz sizinle beraberiz, (her şeyi) işitmekteyiz.(15)Haydi Firavun'a gidip deyin ki: Gerçekten biz, alemlerin Rabbi'nin elçisiyiz;(16)İsrailoğullarını bizimle beraber gönder.(17)(Kendisine Allah'ın emri tebliğ edilince Firavun) dedi ki: Biz seni çocukken himayemize alıp büyütmedik mi? Hayatının birçok yıllarını aramızda geçirmedin mi?(18)Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin!(19)